Dünya Ekonomisinin 50 Yıllık Gelişimi

Dünya ekonomisine ilişkin karşılaştırmalar çoğu zaman tek bir sıralamaya, nominal GSYİH listesine dayandırılır. Bu çalışmada ise üç ayrı sıralama birlikte kullanıldı: nüfus, nominal GSYİH ve satın alma gücü paritesine göre toplam GSYİH. 2024 yılında her üç listenin ilk 50'sine giren ülkeler birleştirilip tekrarlar çıkarıldığında 69 benzersiz ülke elde ediliyor. Bu 69 ülkenin 1975, 1985, 1995, 2005, 2015 ve 2024 verileri birlikte incelendiğinde, tek bir sıralamanın gösteremeyeceği temel bir eğilim ortaya çıkıyor: dünya ekonomisinin ağırlık merkezi yarım yüzyılda Atlantik'ten Asya'ya doğru kaymıştır.

Ancak baştan belirtmem gereken bir nokta var: bu rakamları olduğu gibi okumak yanıltıcıdır. Türkiye'nin ekonomisi 50 yılda nominal olarak yaklaşık 29 katına çıkmış görünmektedir; enflasyon ve kur etkisi ayıklandığında bu artış yaklaşık 8,5 kata inmektedir. Aradaki fark, bu karşılaştırmanın en önemli sonuçlarından biridir. Aşağıda önce 69 ülkelik listenin nasıl oluşturulduğu, ardından dönem dönem yaşanan değişim, son bölümde ise fiyat ve kur etkilerinden arındırılmış verilerle hangi ülkelerin gerçekten büyüdüğü ele alınmaktadır.

Üç sıralama, 69 ülke: Listenin oluşturulması

Çalışmanın hareket noktası, dünya ekonomisinin gerçek aktörlerini tek bir listeyle belirlemenin mümkün olmamasıdır. Nominal GSYİH sıralaması bu açıdan eksik kalır. Çünkü nominal sıralama, döviz kurları ve fiyat düzeyleri nedeniyle bazı ülkeleri olduğundan büyük, bazılarını olduğundan küçük gösterir. Örneğin İsviçre nominal listede üst sıralardadır ama nüfusu 9 milyon civarındadır; Pakistan ise 250 milyona yaklaşan nüfusuna rağmen nominal listede çok daha geride kalır.(1)

Bu yüzden üç ayrı ölçüt kullandım:

  • Nüfus: Bir ülkenin iş gücü havuzunu ve iç pazar potansiyelini gösterir. Dünya Bankası nüfus verilerini esas aldım.(1)
  • Nominal GSYİH (cari ABD doları): Ülkenin uluslararası finansal ağırlığını, ithalat ve borç ödeme kapasitesini gösterir.(2)
  • Satın alma gücü paritesine göre GSYİH: Ülke içinde gerçekten üretilen ve tüketilen mal-hizmet hacmini, yerel fiyat farklarını düzelterek gösterir.(3)

2024 yılı itibarıyla bu üç listenin her birinde ilk 50'ye giren ülkeleri birleştirdim. Üç listede birden yer alan ülkeler (ABD, Çin, Hindistan gibi) bir kez sayıldı. Sonuç: 69 benzersiz ülke.(1)(2)(3)(8) Bu sayı kendi başına anlamlıdır; üç listenin tamamen örtüşmesi hâlinde 50, hiç örtüşmemesi hâlinde 150 ülke çıkardı. 69 sayısı, dünya ekonomisinin çekirdeğinin aslında ne kadar yoğunlaştığını gösteriyor: nüfusu büyük olanların çoğu ya nominal büyüklükte ya satın alma gücünde de ilk 50'ye giriyor. Tam liste ve her ülkenin üç metrikteki değeri, yazının ilerleyen bölümündeki tablolarda veriliyor.

Listeye giren ama tek ölçütle giren ülkeler ise asıl dikkat çekici olanlar. Etiyopya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Tanzanya ve Uganda yalnızca nüfus listesinden geliyor. İrlanda, Norveç, Danimarka ve Singapur ise ağırlıkla nominal büyüklük ve kişi başına üretkenlik sayesinde listede. Bu iki uç, yazının son bölümünde ayrıca ele alınan temel gerilimi gösteriyor: büyük nüfus mu, yüksek üretkenlik mi?

69 Ülkenin Tam Sıralaması: 1975–2024

Aşağıdaki tablolar, yöntem bölümünde açıklanan üç ölçütün 1975, 1985, 1995, 2005, 2015 ve 2024 değerlerini, 2024 sıralamasına göre dizilmiş ülkeler için yan yana veriyor.(8) Veriler Dünya Bankası'nın API'sinden doğrudan çekilmiştir. 2024 ve 2015 sütunları eksiksiz doğrulanmıştır. 1975-2005 arası sütunlarda "—" işareti, o ülkenin bu çalışma kapsamında sorgulanan ülke grubunun dışında kaldığını gösterir; verinin var olmadığı anlamına gelmez. SAGP (satın alma gücü paritesi) tablosunda 1975 ve 1985 için "veri yok" ifadesi kullanılmıştır, çünkü Dünya Bankası'nın SAGP serisi 1990'da başlar;(3) 1995, 2005 ve 2015 için ise "doğrulanamadı" ifadesi kullanılmıştır, çünkü bu yılların SAGP verisi bu çalışma kapsamında çekilememiştir.

Tablo 1 — Nüfus (1975–2024)

Ülke 2024 2015 2005 1995 1985 1975
Hindistan 1.450.935.791 1.328.024.498 1.154.676.322 960.301.044 772.647.793 611.309.535
Çin 1.408.975.000 1.379.860.000 1.303.720.000 1.204.855.000 1.051.040.000 916.395.000
ABD 340.003.797 321.815.121 295.516.599 266.278.000 237.924.000 215.973.000
Endonezya 283.487.931 261.799.249 230.871.650 199.888.057 166.776.185 131.843.848
Pakistan 251.269.164 217.290.883 175.453.212 134.582.253 98.229.285 69.461.175
Nijerya 232.679.478 190.671.878 145.017.253 110.819.428 84.897.973 63.410.815
Brezilya 211.998.573 201.675.532 184.688.101 161.735.073 135.515.595 107.619.565
Bangladeş 173.562.364 159.383.179 144.715.786 122.600.370 100.253.825 77.854.351
Rusya 143.669.648 144.640.716 143.518.814 148.375.787 143.858.000 134.200.000
Etiyopya 132.059.767 103.867.135 78.367.470 57.537.335 39.842.136 31.723.252
Meksika 130.861.007 121.072.306 105.811.504 90.862.455 75.043.414 58.982.400
Japonya 123.975.371 127.141.000 127.773.000 125.472.000 120.837.000 111.573.000
Mısır 116.538.258 99.597.342 81.101.004 65.652.622 50.734.968 38.875.327
Filipinler 115.843.670 105.312.992 88.015.962 70.546.246 55.213.006 42.120.826
Kongo Demokratik Cumhuriyeti 109.276.265 81.035.531 58.775.724 44.433.704 31.264.816 23.021.101
Vietnam 100.987.686 92.823.254 81.088.313 72.049.940 59.060.622 46.482.903
İran 91.567.738 82.619.362 71.828.455 62.205.567 49.582.289 33.802.973
Türkiye 85.518.661 78.218.479 69.329.557 61.024.503 50.687.115 41.053.126
Almanya 83.516.593 81.686.611 82.469.422 81.678.051 77.684.873 78.673.554
Tayland 71.668.011 70.540.795 66.017.420 59.098.232 50.270.753 40.940.005
Birleşik Krallık 69.281.000 65.087.000 60.401.206 58.019.030 56.550.268 56.225.800
Tanzanya 68.560.157 52.020.962 39.182.076 30.383.497 22.501.693 —
Fransa 68.551.653 66.548.272 63.180.854 59.541.294 56.665.619 54.002.853
Güney Afrika 64.007.187 56.723.537 49.490.033 44.541.554 35.042.093 25.690.940
İtalya 58.952.704 60.229.605 58.166.682 56.844.303 56.593.071 55.441.001
Kenya 56.432.944 47.088.526 35.796.484 26.601.751 — —
Myanmar 54.500.091 51.089.056 47.438.365 42.605.338 36.622.827 30.176.565
Kolombiya 52.886.363 46.969.940 42.128.977 35.804.662 29.268.470 23.344.644
Güney Kore 51.751.065 51.014.947 48.184.561 45.092.991 40.805.744 35.280.725
Sudan 50.448.963 40.024.431 — — — —
Uganda 50.015.092 37.531.446 — — — —
İspanya 48.848.840 46.422.303 43.653.155 39.724.050 38.469.512 35.757.900
Cezayir 46.814.308 40.019.529 33.109.249 — 22.008.544 —
Irak 46.042.015 37.560.535 — — — —
Arjantin 45.696.159 43.477.012 39.216.789 35.070.020 30.336.441 25.874.107
Kanada 41.262.329 35.704.498 32.242.732 29.302.311 25.842.116 23.143.275
Afganistan 42.647.492 33.831.764 — — — —
Fas 38.081.173 34.607.588 — 26.399.429 22.113.953 17.150.786
Yemen 40.583.164 31.159.379 — — — —
Angola 37.885.849 — — — — —
Ukrayna 37.860.221 45.784.896 47.585.556 51.665.539 — 48.865.229
Polonya 36.559.233 37.986.412 38.165.445 38.594.998 37.201.885 34.015.199
Özbekistan 36.361.859 30.749.346 — — — —
Malezya 35.557.673 31.232.798 — — — —
Suudi Arabistan 35.300.280 29.816.382 — — — —
Mozambik 34.631.766 26.547.572 — — — —
Gana 34.427.414 28.696.068 — — — —
Peru 34.217.848 30.457.600 — — — —
Madagaskar 31.964.956 — — — — —
Fildişi Sahili 31.934.230 — — — — —

Tablo 2 — Nominal GSYİH, cari ABD doları (1975–2024)

Ülke 2024 2015 2005 1995 1985 1975
ABD 29,298 tn $ 18,295 tn $ 13,039 tn $ 7,640 tn $ 4,339 tn $ 1,685 tn $
Çin 18,730 tn $ 11,281 tn $ 2,318 tn $ 738,19 mlr $ 310,06 mlr $ 163,69 mlr $
Almanya 4,686 tn $ 3,425 tn $ 2,893 tn $ 2,593 tn $ 735,22 mlr $ 492,43 mlr $
Japonya 4,190 tn $ 4,534 tn $ 4,876 tn $ 5,640 tn $ 1,457 tn $ 544,08 mlr $
Hindistan 3,761 tn $ 2,104 tn $ 820,38 mlr $ 360,28 mlr $ 232,51 mlr $ 98,47 mlr $
Birleşik Krallık 3,696 tn $ 2,946 tn $ 2,551 tn $ 1,349 tn $ 489,29 mlr $ 241,76 mlr $
Fransa 3,160 tn $ 2,442 tn $ 2,192 tn $ 1,595 tn $ 547,22 mlr $ 357,32 mlr $
İtalya 2,383 tn $ 1,845 tn $ 1,865 tn $ 1,177 tn $ 453,26 mlr $ 228,22 mlr $
Kanada 2,270 tn $ 1,557 tn $ 1,173 tn $ 605,96 mlr $ 366,19 mlr $ 174,42 mlr $
Brezilya 2,186 tn $ 1,802 tn $ 891,63 mlr $ 769,33 mlr $ 210,88 mlr $ 129,20 mlr $
Rusya 2,186 tn $ 1,363 tn $ 764,02 mlr $ 395,54 mlr $ — —
Meksika 1,830 tn $ 1,213 tn $ 917,57 mlr $ 380,16 mlr $ 195,24 mlr $ 88,00 mlr $
Güney Kore 1,875 tn $ 1,539 tn $ 971,74 mlr $ 586,29 mlr $ 103,76 mlr $ 22,13 mlr $
Avustralya 1,757 tn $ 1,357 tn $ 696,81 mlr $ 368,73 mlr $ 180,86 mlr $ 97,44 mlr $
İspanya 1,726 tn $ 1,206 tn $ 1,155 tn $ 614,17 mlr $ 180,66 mlr $ 114,70 mlr $
Endonezya 1,396 tn $ 860,85 mlr $ 285,87 mlr $ 202,13 mlr $ 85,29 mlr $ 30,46 mlr $
Türkiye 1,359 tn $ 865,46 mlr $ 508,31 mlr $ 234,70 mlr $ 67,23 mlr $ 46,04 mlr $
Hollanda 1,214 tn $ 775,74 mlr $ 688,13 mlr $ 452,97 mlr $ 144,06 mlr $ 100,40 mlr $
Suudi Arabistan 1,254 tn $ 693,41 mlr $ 328,46 mlr $ 143,34 mlr $ 103,90 mlr $ 46,77 mlr $
İsviçre 969,92 mlr $ 706,20 mlr $ 424,51 mlr $ 358,15 mlr $ 112,65 mlr $ 66,45 mlr $
Polonya 917,77 mlr $ 480,05 mlr $ 307,00 mlr $ 142,84 mlr $ — —
Belçika 670,98 mlr $ 461,04 mlr $ 385,71 mlr $ 288,03 mlr $ 86,27 mlr $ 65,68 mlr $
İsveç 604,83 mlr $ 501,60 mlr $ — — 113,96 mlr $ 82,77 mlr $
İrlanda 609,16 mlr $ — — — — —
Singapur 572,88 mlr $ 308,00 mlr $ 127,81 mlr $ 87,81 mlr $ 19,16 mlr $ 5,63 mlr $
BAE 552,32 mlr $ 381,97 mlr $ 180,62 mlr $ 65,74 mlr $ 40,60 mlr $ 14,72 mlr $
İsrail 542,28 mlr $ — — — — —
Norveç 500,89 mlr $ 400,67 mlr $ 311,42 mlr $ 151,08 mlr $ 65,21 mlr $ 32,74 mlr $
Filipinler 461,67 mlr $ — — — — —
Vietnam 476,32 mlr $ — — — — —
İran 475,25 mlr $ 409,19 mlr $ 224,97 mlr $ 96,42 mlr $ 180,18 mlr $ 51,78 mlr $
Malezya 422,23 mlr $ — — — — —
Danimarka 424,52 mlr $ 301,76 mlr $ 265,15 mlr $ 184,85 mlr $ 62,45 mlr $ 40,42 mlr $
Kolombiya 420,50 mlr $ — — — — —
Hong Kong 408,37 mlr $ 309,39 mlr $ 181,57 mlr $ 144,65 mlr $ 35,70 mlr $ 10,05 mlr $
Güney Afrika 401,14 mlr $ 346,71 mlr $ 288,87 mlr $ 171,74 mlr $ 64,46 mlr $ 42,91 mlr $
Mısır 389,06 mlr $ — — — — —
Romanya 382,56 mlr $ — — — — —
Pakistan 371,75 mlr $ — — — — —
Bangladeş 450,12 mlr $ — — — — —
Çekya 347,08 mlr $ — — — — —
Şili 329,26 mlr $ — — — — —
Portekiz 313,66 mlr $ — — — — —
Finlandiya 298,73 mlr $ — — — — —
Kazakistan 291,48 mlr $ — — — — —
Peru 291,75 mlr $ — — — — —
Irak 279,64 mlr $ — — — — —
Yeni Zelanda 261,50 mlr $ — — — — —
Yunanistan 256,24 mlr $ — — — — —
Cezayir 269,32 mlr $ — — — — —

Tablo 3 — Satın Alma Gücü Paritesine Göre GSYİH (1975–2024)

Ülke 2024 2015 2005 1995 1985 1975
Çin 38,239 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
ABD 29,298 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Hindistan 15,552 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Japonya 6,714 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Rusya 6,969 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Almanya 6,177 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Brezilya 4,743 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Endonezya 4,670 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Birleşik Krallık 4,354 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Fransa 4,286 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Türkiye 3,859 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
İtalya 3,672 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Meksika 3,379 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Güney Kore 3,159 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
İspanya 2,836 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Kanada 2,702 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Suudi Arabistan 2,539 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Mısır 2,228 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Nijerya 2,117 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Avustralya 1,961 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Polonya 1,874 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
İran 1,822 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Tayland 1,785 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Vietnam 1,655 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Bangladeş 1,677 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Pakistan 1,574 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Hollanda 1,533 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Malezya 1,381 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Filipinler 1,369 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Arjantin 1,393 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Kolombiya 1,187 tn $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Güney Afrika 990,74 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Romanya 935,00 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Singapur 924,61 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Avusturya 695,46 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Kazakistan 843,27 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Cezayir 826,10 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
BAE 871,70 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Belçika 880,20 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
İsveç 752,80 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
İrlanda 759,62 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Ukrayna 659,62 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Irak 666,93 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Peru 611,88 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Çekya 628,40 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
İsrail 572,90 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Hong Kong 566,88 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Portekiz 561,61 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
Norveç 588,75 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok
İsviçre 877,75 mlr $ doğrulanamadı doğrulanamadı doğrulanamadı veri yok veri yok

Tablo 4 — 2024 Birleşik Tablo (69 Ülke)

Aşağıdaki tablo, yukarıdaki üç ilk-50 sıralamasının 2024'te birleşiminden oluşan 69 ülkeyi ve her birinin üç metrikteki değer ve sırasını veriyor. "İlk 50 dışı" ibaresi, o ülkenin ilgili metrikte 50. sıranın altında kaldığını, ama diğer iki metrikten en az birinde ilk 50'ye girdiği için listede yer aldığını gösterir.

# Ülke Nüfus (sıra) Nominal GSYİH (sıra) SAGP GSYİH (sıra)
1 Hindistan 1.450,9 M (1) 3,761 tn $ (5) 15,552 tn $ (3)
2 Çin 1.408,98 M (2) 18,730 tn $ (2) 38,239 tn $ (1)
3 ABD 340,00 M (3) 29,298 tn $ (1) 29,298 tn $ (2)
4 Endonezya 283,49 M (4) 1,396 tn $ (16) 4,670 tn $ (8)
5 Pakistan 251,27 M (5) 371,75 mlr $ (39) 1,574 tn $ (26)
6 Nijerya 232,68 M (6) 252,26 mlr $ (ilk 50 dışı) 2,117 tn $ (19)
7 Brezilya 212,00 M (7) 2,186 tn $ (10) 4,743 tn $ (7)
8 Bangladeş 173,56 M (8) 450,12 mlr $ (30) 1,677 tn $ (25)
9 Rusya 143,67 M (9) 2,186 tn $ (11) 6,969 tn $ (5)
10 Etiyopya 132,06 M (10) 149,74 mlr $ (ilk 50 dışı) 434,78 mlr $ (ilk 50 dışı)
11 Meksika 130,86 M (11) 1,830 tn $ (12) 3,379 tn $ (13)
12 Japonya 123,98 M (12) 4,190 tn $ (4) 6,714 tn $ (4)
13 Mısır 116,54 M (13) 389,06 mlr $ (37) 2,228 tn $ (18)
14 Filipinler 115,84 M (14) 461,67 mlr $ (28) 1,369 tn $ (29)
15 Kongo Demokratik Cumhuriyeti 109,28 M (15) 75,72 mlr $ (ilk 50 dışı) 199,24 mlr $ (ilk 50 dışı)
16 Vietnam 100,99 M (16) 476,32 mlr $ (30) 1,655 tn $ (24)
17 İran 91,57 M (17) 475,25 mlr $ (31) 1,822 tn $ (22)
18 Türkiye 85,52 M (18) 1,359 tn $ (17) 3,859 tn $ (11)
19 Almanya 83,52 M (19) 4,686 tn $ (3) 6,177 tn $ (6)
20 Tayland 71,67 M (20) 529,39 mlr $ (26) 1,785 tn $ (23)
21 Birleşik Krallık 69,28 M (21) 3,696 tn $ (6) 4,354 tn $ (9)
22 Tanzanya 68,56 M (22) 79,24 mlr $ (ilk 50 dışı) 280,83 mlr $ (ilk 50 dışı)
23 Fransa 68,55 M (23) 3,160 tn $ (7) 4,286 tn $ (10)
24 Güney Afrika 64,01 M (24) 401,14 mlr $ (36) 990,74 mlr $ (32)
25 İtalya 58,95 M (25) 2,383 tn $ (8) 3,672 tn $ (12)
26 Kenya 56,43 M (26) 120,40 mlr $ (ilk 50 dışı) 375,26 mlr $ (ilk 50 dışı)
27 Myanmar 54,50 M (27) 74,07 mlr $ (ilk 50 dışı) 327,34 mlr $ (ilk 50 dışı)
28 Kolombiya 52,89 M (28) 420,50 mlr $ (34) 1,187 tn $ (31)
29 Güney Kore 51,75 M (29) 1,875 tn $ (13) 3,159 tn $ (14)
30 Sudan 50,45 M (30) 49,67 mlr $ (ilk 50 dışı) 106,90 mlr $ (ilk 50 dışı)
31 Uganda 50,02 M (31) 53,91 mlr $ (ilk 50 dışı) 163,95 mlr $ (ilk 50 dışı)
32 İspanya 48,85 M (32) 1,726 tn $ (15) 2,836 tn $ (15)
33 Cezayir 46,81 M (33) 269,32 mlr $ (50) 826,10 mlr $ (37)
34 Irak 46,04 M (34) 279,64 mlr $ (47) 666,93 mlr $ (43)
35 Arjantin 45,70 M (35) 638,37 mlr $ (24) 1,393 tn $ (30)
36 Afganistan 42,65 M (36) 17,78 mlr $ (ilk 50 dışı) 95,37 mlr $ (ilk 50 dışı)
37 Yemen 40,58 M (37) veri bulunamadı veri bulunamadı
38 Kanada 41,26 M (38) 2,270 tn $ (9) 2,702 tn $ (16)
39 Angola 37,89 M (39) 103,08 mlr $ (ilk 50 dışı) 377,48 mlr $ (ilk 50 dışı)
40 Ukrayna 37,86 M (40) 190,83 mlr $ (ilk 50 dışı) 659,62 mlr $ (42)
41 Fas 38,08 M (41) 160,61 mlr $ (ilk 50 dışı) 403,36 mlr $ (ilk 50 dışı)
42 Polonya 36,56 M (42) 917,77 mlr $ (21) 1,874 tn $ (21)
43 Özbekistan 36,36 M (43) 121,36 mlr $ (ilk 50 dışı) 455,19 mlr $ (ilk 50 dışı)
44 Malezya 35,56 M (44) 422,23 mlr $ (32) 1,381 tn $ (28)
45 Suudi Arabistan 35,30 M (45) 1,254 tn $ (19) 2,539 tn $ (17)
46 Mozambik 34,63 M (46) 22,75 mlr $ (ilk 50 dışı) 59,16 mlr $ (ilk 50 dışı)
47 Gana 34,43 M (47) 83,29 mlr $ (ilk 50 dışı) 277,18 mlr $ (ilk 50 dışı)
48 Peru 34,22 M (48) 291,75 mlr $ (46) 611,88 mlr $ (44)
49 Madagaskar 31,96 M (49) 17,59 mlr $ (ilk 50 dışı) 60,37 mlr $ (ilk 50 dışı)
50 Fildişi Sahili 31,93 M (50) 87,11 mlr $ (ilk 50 dışı) 245,27 mlr $ (ilk 50 dışı)
51 Avustralya 27,19 M (ilk 50 dışı) 1,757 tn $ (14) 1,961 tn $ (20)
52 Hollanda 17,99 M (ilk 50 dışı) 1,214 tn $ (18) 1,533 tn $ (27)
53 İsviçre 9,01 M (ilk 50 dışı) 969,92 mlr $ (20) 877,75 mlr $ (50)
54 Belçika 11,86 M (ilk 50 dışı) 670,98 mlr $ (22) 880,20 mlr $ (39)
55 İsveç 10,57 M (ilk 50 dışı) 604,83 mlr $ (23) 752,80 mlr $ (40)
56 İrlanda 5,40 M (ilk 50 dışı) 609,16 mlr $ (24) 759,62 mlr $ (41)
57 Singapur 6,04 M (ilk 50 dışı) 572,88 mlr $ (25) 924,61 mlr $ (34)
58 BAE 10,99 M (ilk 50 dışı) 552,32 mlr $ (26) 871,70 mlr $ (38)
59 İsrail 10,00 M (ilk 50 dışı) 542,28 mlr $ (27) 572,90 mlr $ (46)
60 Norveç 5,57 M (ilk 50 dışı) 500,89 mlr $ (29) 588,75 mlr $ (49)
61 Romanya 19,05 M (ilk 50 dışı) 382,56 mlr $ (38) 935,00 mlr $ (33)
62 Çekya 10,91 M (ilk 50 dışı) 347,08 mlr $ (41) 628,40 mlr $ (45)
63 Şili 19,76 M (ilk 50 dışı) 329,26 mlr $ (42) 712,93 mlr $ (ilk 50 dışı)
64 Portekiz 10,69 M (ilk 50 dışı) 313,66 mlr $ (43) 561,61 mlr $ (48)
65 Kazakistan 20,59 M (ilk 50 dışı) 291,48 mlr $ (45) 843,27 mlr $ (36)
66 Yeni Zelanda 5,29 M (ilk 50 dışı) 261,50 mlr $ (48) 295,15 mlr $ (ilk 50 dışı)
67 Yunanistan 10,41 M (ilk 50 dışı) 256,24 mlr $ (49) 459,60 mlr $ (ilk 50 dışı)
68 Hong Kong 7,52 M (ilk 50 dışı) 408,37 mlr $ (35) 566,88 mlr $ (47)
69 Avusturya 9,18 M (ilk 50 dışı) 534,79 mlr $ (28) 695,46 mlr $ (35)

Kuzey Kore, nüfus sıralamasında 50. basamağa yakın olsa da (2024'te yaklaşık 26,5 milyon kişi) nominal ve SAGP GSYİH'de Dünya Bankası'nda veri bulunmadığı için bu tabloda ayrı satır olarak yer almıyor; yalnızca Tablo 1'in 2024 sütununda 50. sırada görünüyor.

Nominal Rakamların Ölçtüğü ve Ölçemediği

Tarihsel karşılaştırmaya geçmeden önce bir uyarı yapmam gerekiyor, çünkü bu çalışmada kullandığım 1975–2024 serileri cari ABD dolarıyla nominal değerler. Yani bir ülkenin GSYİH'sinin 50 yılda 30 katına çıkması, üretiminin 30 kat arttığı anlamına gelmez. Nominal rakamın içinde en az şu etkiler birlikte durur:

  • Enflasyon: Üretim hiç artmasa bile fiyatlar yükseldikçe GSYİH büyür.
  • Döviz kuru: Yerel para dolar karşısında değer kazanınca ülke "büyümüş", değer kaybedince "küçülmüş" görünür. Japonya örneğinde bunun ne kadar yanıltıcı olabildiğini göreceğiz.
  • Nüfus artışı: Daha fazla çalışan, kişi başına üretim sabit kalsa bile toplam GSYİH'yi yükseltir.
  • Emtia fiyatları: Petrol ihracatçısı ülkelerin dolar geliri, üretim miktarı değişmeden bile fiyatla birlikte dalgalanır.
  • İstatistik yöntemi ve baz yılı değişiklikleri: Kayıt dışı ekonominin hesaba katılması veya yeni sektörlerin eklenmesi seriyi geriye dönük değiştirebilir.
  • Siyasi sınır değişiklikleri: 1975'in Sovyetler Birliği'ni 2024'ün Rusya'sıyla, birleşme öncesi Almanya'yı bugünkü Almanya'yla doğrudan karşılaştırmak yöntemsel olarak sorunludur.

Bu etkilerin bir kısmını ayıklamak mümkün. Dünya Bankası'nın sabit 2015 dolarıyla hesaplanan reel GSYİH serisi enflasyon ve kur oynaklığının büyük bölümünü giderir; sabit uluslararası dolarla hesaplanan SAGP serisi ise ülkeler arası fiyat farklarını düzeltir.(3)(4) Yazının ikinci yarısında bu arındırılmış serileri kullanacağım. Ancak öncelikle nominal tablonun incelenmesi gerekir; çünkü nominal tablo da anlamsız değildir. Bir ülkenin dolar cinsinden büyüklüğü, o ülkenin uluslararası sistemde o gün ne kadar ağırlık taşıdığını, ne kadar ithalat yapabildiğini, borcunu ne kadar rahat çevirebildiğini gösterir. Yanlış olan rakam değil; rakamı yanlış soruya cevap olarak kullanmak.

1975: Atlantik merkezli dünya

1975'te dünya ekonomisinin fotoğrafı bugünden bakınca neredeyse tanınmayacak kadar farklı. Dünya Bankası serilerine göre ABD'nin nominal GSYİH'si yaklaşık 1,7 trilyon dolar düzeyinde ve açık ara birinci.(2) Onu yaklaşık 500 milyar dolar bandındaki Japonya ve Batı Almanya izliyor. Fransa yaklaşık 360 milyar, Birleşik Krallık yaklaşık 240 milyar dolar civarında.

Bugünün büyük ekonomileri ise tablonun çok gerisindeydi. Çin'in 1975 GSYİH'si yaklaşık 170 milyar dolar; yani Japonya'nın üçte biri kadar bile değil. Hindistan yaklaşık 100 milyar dolarla Kanada'nın belirgin biçimde altında. Güney Kore'nin ekonomisi 22 milyar dolar civarında; bugün tek başına Samsung'un yıllık cirosunun çok altında bir rakam. Türkiye ise yaklaşık 46 milyar dolarla listede orta sıralarda duruyor.(2)

Bu tabloda asıl dikkat çekici olan, dünya üretiminin coğrafi yoğunluğudur. 1975'te ilk beş ekonominin dördü Kuzey Atlantik'in iki yakasında; beşincisi Japonya. Asya'nın geri kalanı, Latin Amerika ve Afrika, küresel üretim haritasında neredeyse dipnot durumunda. Soğuk Savaş'ın ortasında, Bretton Woods sisteminin henüz çöktüğü, petrol krizinin dünyayı sarstığı bir dönemde bu yapı "doğal düzen" gibi görünüyordu. Sonraki 50 yıl, bu doğal görünen düzenin ne kadar geçici olduğunu gösterecekti.

1985–1995: Japonya'nın zirvesi ve Asya'nın ilk dalgası

1985 ile 1995 arası, tabloda en çarpıcı hareketin Japonya'da yaşandığı dönem. Japonya'nın nominal GSYİH'si 1985'te yaklaşık 1,4 trilyon dolardan 1995'te 5,5 trilyon doların üzerine çıkıyor.(2) On yılda neredeyse dört kat. O dönemde ABD'de ciddi ciddi "Japonya ABD'yi geçecek mi?" tartışması yapılıyordu ve rakamlara bakınca haksız da sayılmazlardı.

Ancak burada nominal serinin ilk büyük tuzağı ortaya çıkıyor. Bu sıçramanın önemli bir bölümü üretim artışı değil; 1985 Plaza Anlaşması sonrasında yenin dolar karşısında hızla değer kazanması. Yen güçlendikçe Japonya'nın dolar cinsinden GSYİH'si, üretimden bağımsız olarak şişti. 1995 zirvesi kısmen gerçek bir sanayi gücünü, kısmen de bir kur görüntüsünü yansıtıyordu. Nitekim sonraki 30 yılda yen zayıfladıkça aynı mekanizma tersine işleyecek ve Japonya nominal tabloda "küçülüyor" görünecekti.

Aynı dönemde Doğu Asya'nın ikinci kuşağı sahneye çıkıyor. Güney Kore'nin GSYİH'si 1985'te yaklaşık 104 milyar dolardan 1995'te 586 milyar dolara yükseliyor; Singapur 19 milyardan 88 milyara çıkıyor. Türkiye de bu dönemde 67 milyar dolardan 235 milyar dolara ulaşıyor. Çin ise henüz manşetlerde değil ama sessizce hazırlanıyor: 1985'te yaklaşık 310 milyar dolar olan ekonomisi 1995'te 730 milyar doları aşıyor.(2) Dışa açılma reformları başlamış, kıyı bölgelerinde ihracata dayalı sanayi kuşakları oluşmaya başlamış durumda.

Bu dönemin bir başka önemli olayı Sovyetler Birliği'nin dağılması. Rusya, Ukrayna, Kazakistan ve Doğu Avrupa ülkeleri için 1990 öncesi verilerin eksik ya da karşılaştırılamaz olmasının nedeni bu: bugünkü devletlerin çoğu o tarihte ya bağımsız değildi ya da bambaşka bir istatistik sistemiyle ölçülüyordu. Bu nedenle bu ülkeler için uzun dönem karşılaştırmalarını 1990'ların başından başlatmak yöntemsel olarak daha doğrudur.

1995–2005: Küreselleşmenin hızlandığı on yıl

1995–2005 arası, üretimin coğrafyasının fiilen değişmeye başladığı dönem. Gelişmiş ülke şirketleri imalatı düşük maliyetli ülkelere taşıdıkça küresel tedarik zincirleri kuruldu ve bu zincirlerin merkezinde giderek Çin yer aldı. Çin'in 2001'de Dünya Ticaret Örgütü'ne katılması bu sürecin simgesel dönüm noktası. Nominal rakamlar da bunu doğruluyor: Çin'in GSYİH'si 1995'teki yaklaşık 730 milyar dolardan 2005'te 2,3 trilyon doların üzerine çıkıyor.(2)

Aynı on yılda Hindistan yaklaşık 360 milyar dolardan 820 milyar dolara, Güney Kore 586 milyardan 970 milyar dolara, Türkiye 235 milyardan 508 milyar dolara yükseliyor.(2) Brezilya ve Endonezya da büyüyor ama daha dalgalı bir seyirle; 1997–98 Asya krizi ve 1999 Brezilya devalüasyonu, dolar cinsinden serilerde derin çentikler bırakıyor.

Bu dönemin önemli bir ayrımı şudur: Güney Kore ve Singapur bu on yılda ucuz iş gücü ekonomisi olmaktan çıkıp elektronik, otomotiv, gemi inşa ve kimya gibi sermaye ve teknoloji yoğun sektörlerde küresel oyuncuya dönüştü. Yani Asya'nın yükselişi tek tip değildi; kimisi hacimle, kimisi katma değerle büyüyordu. Bu ayrım, 2020'lerde "orta gelir tuzağı" tartışmalarının da temelini oluşturacaktı.

2005–2015: Yükselen ekonomilerin on yılı

2005–2015 arası, nominal tabloda gelişmekte olan ülkeler için altın çağ gibi görünür. Çin 2,3 trilyondan 11 trilyon doların üzerine çıkarak 2010 civarında Japonya'yı geçiyor ve dünyanın ikinci büyük ekonomisi oluyor. Hindistan 820 milyardan 2,1 trilyon dolara, Endonezya 286 milyardan 860 milyar dolara, Türkiye 508 milyardan 860 milyar dolar bandına, Brezilya 890 milyardan 1,8 trilyon dolara, Rusya 760 milyardan 1,4 trilyon dolar civarına yükseliyor.(2)

Bu yükselişin arkasında birkaç güç birlikte çalışıyor: yüksek emtia fiyatları, 2008 krizi sonrası gelişmiş ülkelerden taşan ucuz sermaye, hızlı kentleşme ve kredi genişlemesi. Ama tam da bu nedenle tablo kırılgan. Emtia ve kur rüzgârıyla şişen nominal değerler, rüzgâr tersine döndüğünde aynı hızla sönüyor. En net örnek Nijerya: 2005'te yaklaşık 176 milyar dolar olan ekonomisi 2015'te 490 milyar dolara çıkıyor, 2024'te ise 250 milyar dolar civarına geriliyor.(2) Bu iniş çıkışın üretimle ilgisi sınırlıdır; asıl neden nairanın dolar karşısındaki büyük değer kaybıdır. Brezilya ve Rusya'nın 2015 sonrası nominal gerilemelerinde de benzer bir kur ve emtia bileşeni var.

Bu dönemin ortaya koyduğu pratik ders şudur: bir ülkenin nominal GSYİH'sindeki tek yıllık sıçrama ya da çöküş, manşetlerde sunulduğu gibi bir ekonomik mucize ya da felaket olmayabilir. Çoğu zaman sadece döviz kurunun fotoğrafa girmesidir. Gerçek değişimi görmek için ya sabit fiyatlı serilere ya da en az 10–15 yıllık eğilimlere bakmak gerekiyor.

2015–2024: ABD–Çin ekseninde yeni denge

2015 sonrasında tablo iki büyük merkez etrafında netleşiyor. ABD'nin nominal GSYİH'si 2015'teki yaklaşık 18,3 trilyon dolardan 2024'te yaklaşık 29,2 trilyon dolara ulaşıyor.(2)(5) Çin ise aynı dönemde 11 trilyon dolar bandından 2024'te yaklaşık 18,7 trilyon dolara çıkıyor.(6) Dikkat çekici olan nokta şudur: 2021'de Çin'in ABD'ye oranı yüzde 75'i aşmışken, sonraki yıllarda güçlü dolar, ABD'deki yüksek nominal büyüme ve yuandaki zayıflama nedeniyle bu oran yeniden yüzde 65 bandına geriledi.(2) Yani nominal seride Çin'in ABD'yi yakalama eğilimi son yıllarda duraksamış görünüyor; ancak aşağıda gösterildiği gibi bu da kısmen bir kur görüntüsüdür.

IMF'nin Ekim 2024 tarihli Dünya Ekonomik Görünümü verilerine göre 2024'te nominal sıralamanın ilk beşi ABD, Çin, Almanya, Japonya ve Hindistan şeklinde oluştu; Türkiye ise yaklaşık 1,34 trilyon dolarla 17. sırada yer aldı.(5) Satın alma gücü paritesine geçildiğinde ise sıralama değişiyor: Çin yaklaşık 37 trilyon uluslararası dolarla birinci, ABD ikinci sıraya iniyor; Hindistan üçüncülüğe yükseliyor ve Türkiye 3,5 trilyon dolara yaklaşan SAGP GSYİH'siyle 12. sıraya çıkıyor.(5)

Bu dönemde 2020–2022 aralığı ayrıca not edilmelidir. Pandemi yılında hemen bütün büyük ekonomilerin serilerinde derin bir çentik var; ardından gelen toparlanma ise küresel enflasyon dalgasıyla üst üste bindi. Bu yüzden 2021–2024 arasındaki nominal artışların bir bölümü, üretimden çok fiyat düzeyindeki sıçramanın eseri. ABD'nin 2020 sonrası dolar cinsinden hızlı büyümesinde de bu enflasyon bileşeni belirgin; reel serilere geçtiğimizde katsayıların neden bu kadar küçüldüğünün bir nedeni de bu son dönem.

Nominal ve SAGP sıralamaları arasındaki bu makas tesadüf değil. Çin, Hindistan ve Türkiye gibi ülkelerde mal ve hizmet fiyatları ABD ve Batı Avrupa'ya göre düşük olduğu için, aynı dolar bu ülkelerde daha fazla üretim ve tüketimi temsil ediyor. Hangi ölçünün "doğru" olduğu sorusunun cevabı ise soruya bağlı: uluslararası finansal güç ve ithalat kapasitesi soruluyorsa nominal, iç ekonomik hacim ve yaşam standardı soruluyorsa SAGP daha anlamlı.

Enflasyon ve Kur Etkisi Arındırıldığında Değişen Tablo

Bu bölümde, nominal serideki katsayılar Dünya Bankası'nın sabit 2015 dolarıyla hesaplanan reel GSYİH serisiyle karşılaştırılmaktadır.(2)(4) Sonuç, altı ülke için şöyle özetlenebilir:

Ülke Nominal artış (1975→2024) Reel artış (sabit 2015 $) Yıllık ort. reel büyüme
Çin ~107 kat ~59 kat ~%8,7
Güney Kore ~85 kat ~18,4 kat ~%6,1
Hindistan ~38 kat ~15 kat ~%5,7
Türkiye ~29 kat ~8,5 kat ~%4,5
ABD ~17 kat ~3,9 kat ~%2,8
Japonya ~8 kat ~2,5 kat ~%1,9

İki sütun arasındaki fark, enflasyonun ve kur hareketlerinin nominal seriyi ne ölçüde şişirdiğini gösteriyor. Ancak asıl önemli nokta şudur: arındırma işlemi katsayıları küçültüyor, fakat ülkeler arasındaki sıralamayı ve temel eğilimi değiştirmiyor. Aşağıda bu sonuç ülke ülke incelenmektedir.

Çin: Kur etkisi çıkınca da tarihin en büyük sıçraması

Çin'in nominal ekonomisi 50 yılda yüz katın üzerinde büyümüş görünüyor. Reel seride bu katsayı yaklaşık 59'a iniyor; ama 59 kat, iktisat tarihinde başka örneği zor bulunan bir dönüşüm. Yıllık ortalama yaklaşık yüzde 8,7 reel büyüme, yarım yüzyıl boyunca kesintisiz sürdürülmüş. Bunun arkasında kırdan kente göç, ihracata dayalı sanayileşme, devasa altyapı yatırımları ve iş gücünün tarımdan sanayi ve hizmetlere kayması var. 1975'te Çin'in reel ekonomisi ABD'nin yaklaşık yirmide biri kadardı; 2024'te sabit dolar hesabıyla ABD'nin yüzde 80'ine yaklaşmış durumda. SAGP ölçüsüyle ise zaten geçmiş vaziyette.(3)(4) Yani Çin'in yükselişi bir istatistik yanılsaması değil; nominal etkiler ayıklandıktan sonra da son 50 yılın en büyük ekonomik olayı olarak duruyor.

Güney Kore: Nominal değil, gerçek bir sanayileşme

Güney Kore'nin nominal 85 katlık artışı, reel seride 18,4 kata iniyor. Fark büyük; ama 18 katlık reel büyüme, nüfusu görece yavaş artan bir ülke için olağanüstü. Çünkü Kore'nin büyümesini nüfusla açıklamak mümkün değildir; dönüşümün özü kişi başına üretimdeki sıçramadır. Eğitim yatırımı, sanayi politikası, teknoloji transferi ve ihracat disiplini bir araya gelince, 1975'te Türkiye'nin yarısı büyüklüğündeki bir ekonomi 2024'te dünyanın en büyük 15 ekonomisinden biri hâline geldi. Kore örneğinin ortaya koyduğu sonuç şudur: büyük nüfus ve doğal kaynak, ekonomik yükselişin ne gerekli ne de yeterli koşuludur.

Hindistan: Nüfusun ötesinde üretim artışı

Hindistan'ın reel ekonomisi 50 yılda yaklaşık 15 katına çıkmış. Nüfusu da aynı dönemde iki katından fazla arttığı için bu büyümenin bir bölümü doğrudan demografik. Ama 15 katlık toplam artış yalnızca nüfusla açıklanamaz; kişi başına reel üretim de belirgin biçimde yükselmiş durumda. 2024'te yaklaşık 1,45 milyar kişiyle dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan, nominal sıralamada beşinci, SAGP sıralamasında üçüncü.(1)(5) Bununla birlikte kişi başına gelirde hâlâ dünya ortalamasının altında; yani Hindistan'ın önündeki asıl sınav, toplam büyüklüğü değil, ortalama vatandaşın refahını yükseltmek.

Japonya: Çöküş değil, göreli gerileme

Japonya, nominal serinin en yanıltıcı vakası. Cari dolar tablosuna bakan biri, 1995'te 5,5 trilyon doların üzerinde olan ekonominin 2024'te 4 trilyon dolar bandına inmesini "30 yıllık çöküş" diye okuyabilir. Reel seri farklı konuşuyor: Japonya'nın sabit fiyatlı GSYİH'si 1975'ten bu yana yaklaşık 2,5 katına çıkmış; 1995'ten sonra da mutlak anlamda küçülmemiş, sadece çok yavaş büyümüş.(4) Nominal düşüşün asıl nedeni yenin dolar karşısında uzun vadeli zayıflaması ve Japonya'daki kronik düşük enflasyon. Doğru ifade şudur: Japonya ekonomik olarak çökmedi; ama yaşlanan nüfus ve zayıf iç talep nedeniyle Asya'nın geri kalanından çok daha yavaş büyüdüğü için dünya ekonomisindeki göreli ağırlığını kaybetti.

Türkiye: 29 kat değil, yaklaşık 8,5 kat

Türkiye'nin serüveni, nominal-reel makasının ders kitabı örneği. Cari dolarla bakınca ekonomi 1975'teki yaklaşık 46 milyar dolardan 2024'te 1,3 trilyon doların üzerine çıkmış, yani yaklaşık 29 katına ulaşmış görünüyor. Sabit 2015 dolarına geçince gerçek üretim artışı yaklaşık 8,5 kat; yıllık ortalama yüzde 4,5 civarında reel büyüme.(4) Bu hâlâ güçlü bir performans; 50 yılı kriz, darbe ve yüksek enflasyon dönemleriyle geçirmiş bir ülke için hiç küçümsenecek bir sonuç değil. Ama nominal tablodaki 29 katın üçte ikisinden fazlasının fiyat ve kur etkisi olduğunu görmek, Türkiye'deki "dolar bazında büyüdük/küçüldük" tartışmalarına da farklı bir ışık tutuyor. Kurun baskılandığı yıllarda Türkiye nominal sıralamada hızla yükseliyor, kur düzeltmesi geldiğinde hızla geriliyor; oysa altta yatan üretim bu kadar oynak değil. 2024 itibarıyla Türkiye nominal GSYİH'de 17., SAGP'de 12. sırada; IMF projeksiyonları 2027'de SAGP sıralamasında 11.liğe işaret ediyor.(5)

ABD ve Avrupa: Yavaş ama yüksek tabandan

ABD'nin yaklaşık 3,9 katlık reel büyümesi, tablodaki en düşük katsayılardan biri gibi görünüyor. Ama bu bir başarısızlık değil; olgunluk göstergesi. 1975'te zaten dünyanın açık ara en büyük üretim tabanına sahip olan bir ekonominin yılda ortalama yüzde 2,8 reel büyümeyi 50 yıl sürdürmesi, mutlak değer olarak muazzam bir genişleme demek: sabit fiyatlarla yaklaşık 17 trilyon dolarlık ilave üretim.(4) Üstelik ABD'nin küresel gücü GSYİH katsayısına tam yansımayan alanlarda yatıyor: dolar sisteminin merkezinde olmak, teknoloji ve finans sektörlerindeki hakimiyet, sermaye piyasalarının derinliği.

Avrupa için de benzer bir düzeltme gerekiyor. Almanya, Fransa, İtalya ve Birleşik Krallık'ın dünya GSYİH'sindeki payı 50 yılda belirgin biçimde geriledi; ama bu ülkelerin hemen hepsi reel olarak büyüdü. Pay kaybının nedeni küçülmeleri değil, Asya'nın çok daha hızlı büyümesi. Yılda yüzde 2 büyüyen bir ülke, dünya yüzde 4 büyürken üretimini artırdığı hâlde küresel payını kaybeder. Avrupa'nın asıl yapısal sorunu bugün değil, önümüzdeki 25 yıl: yaşlanan nüfus ve zayıf verimlilik artışı, bu göreli gerilemeyi hızlandırabilir.

Petrol ekonomileri: Rakamların en oynak olduğu yer

Reel-nominal ayrımının en sert hissedildiği grup, doğal kaynak ihracatçıları. Suudi Arabistan, Rusya, Nijerya, Angola, Irak ve Cezayir gibi ülkelerin cari dolar GSYİH'leri, kendi üretimlerinden çok petrol ve doğal gaz fiyatlarının grafiğini çizer. Petrol fiyatı iki katına çıktığında, kuyulardan çıkan varil sayısı aynı kalsa bile ihracat geliri ve nominal GSYİH sıçrar; fiyat düştüğünde ekonomi dolar cinsinden "çökmüş" görünür.

Bu yüzden 2005–2015 döneminde emtia fiyatlarının tepe yaptığı yıllarda bu ülkelerin nominal serilerinde görülen sıçramalar, büyüme başarısı olarak okunmamalıdır. Aynı şekilde 2014 sonrası petrol fiyat çöküşünde Rusya ve Nijerya'nın dolar cinsinden kaybettiği yüzlerce milyar dolar da aynı ölçüde bir üretim kaybı değildi; fiyatın ve kurun geri çekilmesiydi.

Bu ülkelerin değerlendirilmesinde tek bir gösterge yeterli değildir. Sabit fiyatlı reel GSYİH, üretilen petrol miktarını ve ekonominin geri kalanını daha doğru gösterir; ancak fiyat değişiminin ülkenin satın alma ve ithalat gücüne etkisini gizler. Bu nedenle petrol ekonomilerinde reel GSYİH'nin yanına en az üç gösterge daha koymak gerekiyor: reel millî gelir, ticaret hadleri ve petrol dışı GSYİH. Petrol dışı GSYİH özellikle önemli; çünkü Suudi Arabistan'ın son yıllardaki dönüşüm programlarının başarısını da, Nijerya'nın kırılganlığını da asıl bu kalem ölçüyor. Enerji fiyatları yükseldiğinde herkes büyür; mesele, fiyat düştüğünde ayakta kalan bir üretim tabanının olup olmadığı.

İlk 50 Sıralamasının Dışında Kalan Ülkelerin Ağırlığı

Değerlendirilmesi gereken bir başka boyut, sıralamada ilk 50'nin dışında kalan yüzü aşkın ülkenin toplam ağırlığıdır. IMF'nin güncel nominal tahminleri üzerinden yaptığım hesaplamaya göre, 50. sıranın altındaki ülkelerin dünya GSYİH'sindeki payı yaklaşık yüzde 6-7 çıkıyor; mutlak değer olarak 8 trilyon doları aşan bir büyüklük.(7) Küçük görünen bu pay, tek bir ekonomi olsaydı ABD ve Çin'den sonra dünyanın üçüncü büyük ekonomisi olurdu. Sadece 51–80. sıralardaki 30 ülkenin toplamı bile Almanya ölçeğine yaklaşıyor.

Bu grup kendi içinde tekdüze değildir ve üç alt kümede değerlendirilebilir:

  • Eşikteki ülkeler: Cezayir ilk 50'nin hemen sınırında; Fas ve Özbekistan, mevcut büyüme hızlarını korurlarsa önümüzdeki on yılda bu eşiği zorlayabilecek ülkeler arasında görünüyor.
  • Uzun vadeli nüfus devleri: Etiyopya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Tanzanya, Uganda ve Kenya. Kişi başına gelirleri düşük ama nüfusları büyük ve büyüme oranları yüksek. Bu grup, 69 ülkelik listeme zaten nüfus kapısından girenlerle büyük ölçüde örtüşüyor.
  • Büyük ama riskli ekonomiler: İran, Irak, Venezuela ve savaş koşullarındaki Ukrayna. Mevcut ya da potansiyel büyüklükleri önemli; fakat yaptırım, çatışma ve kur şokları nedeniyle sıralamaları yıldan yıla savruluyor.

Buradan çıkan pratik sonuç şudur: dünya ekonomisini ilk 20 ya da ilk 50 ülkeden ibaret okumak, önümüzdeki 25 yılın asıl büyüme cephesini gözden kaçırmak anlamına gelir. 1975'te Güney Kore de, Çin de bugünkü anlamda "kenar" ülkelerdi. Bugünün kenarında duran Doğu Afrika kuşağının 2050'de nerede olacağı, bu yazının verisiyle cevaplanamayacak ama sorulmayı hak eden bir soru.

Nüfus Büyüklüğü ile Ekonomik Güç Arasındaki İlişki

69 ülkelik listenin en öğretici tarafı, nüfus ile ekonomik büyüklük arasındaki ilişkinin ne kadar gevşek olduğunu göstermesi. 2024'te dünyanın en kalabalık beş ülkesi Hindistan, Çin, ABD, Endonezya ve Pakistan.(1) Bunlardan üçü nominal ekonomik sıralamada da üst sıralarda; ama Pakistan, yaklaşık 250 milyonluk nüfusuna rağmen nominal listede 40'lı sıralarda.(1) Nijerya, Etiyopya, Kongo Demokratik Cumhuriyeti ve Tanzanya da aynı durumda: nüfus listesinin tepesinde, ekonomik listelerin ortasında ya da dışında.

Madalyonun öbür yüzünde İsviçre, Singapur, İrlanda, Norveç ve Danimarka var: nüfusları 5–10 milyon bandında olduğu hâlde nominal GSYİH'de ilk 50'nin, kişi başına gelirde ise ilk 10'un içindeler.(1)(2)(5) İlişki en yalın hâliyle şöyle ifade edilebilir: toplam ekonomik büyüklük, nüfus ile kişi başına üretimin çarpımıdır. Nüfus çarpanlardan yalnızca biri; eğitim, sermaye, teknoloji ve kurumsal kapasite olmadan büyük nüfus, büyük ekonomi üretmiyor.

Ama bu, kalabalık ve yoksul ülkelerin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor; tam tersine. Etiyopya, Kongo DC, Tanzanya ve Uganda gibi ülkelerin bugünkü kişi başına gelirleri çok düşük; fakat nüfusları büyük ve genç, büyüme oranları yüksek. Kişi başına üretimde kalıcı bir artış yakalarlarsa toplam ekonomileri çok hızlı büyüyebilir; Çin'in 1980'lerdeki durumu da tam olarak buydu. Yalnız buradaki kritik eşik şu: nüfus yılda yüzde 3, reel GSYİH yılda yüzde 3 büyüyorsa kişi başına üretim yerinde sayıyor demektir. Kalkınmayı gösteren asıl ölçü, nüfus artışını aşan kişi başına reel üretim artışı.

69 ülkenin dört yüzü

Bütün bu veriler bir araya getirildiğinde, 69 ülke dört anlamlı grupta toplanabilir:

Küresel merkezler: ABD, Çin, Hindistan, Almanya, Japonya, Birleşik Krallık, Fransa. Üç listenin de üst sıralarında yer alıyorlar; dünya üretiminin, ticaretinin ve finansının çekirdeği bunlar.

Büyük yükselen ekonomiler: Endonezya, Brezilya, Türkiye, Meksika, Güney Kore, Suudi Arabistan, Rusya. Hem nüfus hem ekonomik büyüklük olarak ağır sıklet; ama kur, emtia ve siyasi risklere karşı merkez ülkelerden daha kırılganlar.

Yüksek nüfuslu gelecek adayları: Pakistan, Nijerya, Bangladeş, Etiyopya, Kongo DC, Tanzanya, Uganda. Bugünkü ağırlıkları nüfustan geliyor; 2050'lerin tablosunu belirleyecek asıl değişken, bu grubun kişi başına üretimi ne kadar artırabileceği.

Küçük ama yüksek üretken ekonomiler: İsviçre, Singapur, İrlanda, Norveç, Danimarka, Avusturya. Nüfusları küçük, kişi başına üretimleri devasa. Büyüklük yarışının dışında ama refah yarışının en önünde duruyorlar.

Bu dörtlü ayrımın gösterdiği temel sonuç, "büyük ekonomi" kavramının tek boyutlu olmadığıdır. Bir ülke nüfusuyla, bir başkası dolar hacmiyle, bir üçüncüsü iç pazar derinliğiyle, bir dördüncüsü kişi başına üretkenliğiyle önemli olabiliyor. Hangi boyutun öne çıkacağı, sorulan soruya bağlıdır: yatırım yapılacak pazar arayışı, jeopolitik ağırlık ölçümü ve yaşam kalitesi karşılaştırması farklı ölçütleri öne çıkarır.

Elli yılın ortaya koyduğu sonuç

Elli yıllık serinin ortaya koyduğu sonuç üç başlıkta özetlenebilir. Birincisi: dünya ekonomisi 1975'in tek merkezli, Atlantik ağırlıklı yapısından çıktı; ama Batı'nın çöktüğü bir dünyaya değil, ABD ve Çin'in iki büyük kutup oluşturduğu, Hindistan'ın üçüncü kutup olarak yükseldiği, Avrupa ve Japonya'nın hâlâ zengin ama göreli olarak küçülen ortaklar hâline geldiği çok merkezli bir yapıya geçtik. İkincisi: nominal rakamlar bu dönüşümü abartıyor ama uydurmuyor; enflasyon ve kur etkisi ayıklandığında da üretimin gerçek ağırlık merkezi belirgin biçimde Asya'ya kaymış durumda. Üçüncüsü: bir ülkenin geleceğini nüfusu değil, nüfus başına üretimini artırma kapasitesi belirliyor; Güney Kore bunu başaranların, bazı kalabalık ekonomiler ise henüz başaramayanların örneği.

Açık kalan iki soru var. Birincisi yöntemsel: sabit SAGP serileri 1990 öncesine uzanmadığı için, 1975–1990 dönemindeki gerçek satın alma gücü karşılaştırmaları aynı kesinlikle yapılamıyor.(3) İkincisi ise bu yazının kapsamı dışında kalan daha temel bir soru: bu büyümeleri kim finanse etti?

Çünkü son 50 yıldaki büyüme dalgalarını yalnızca nüfus, üretkenlik veya ulusal ekonomi politikalarıyla açıklamak yeterli değildir. Japonya'dan Güney Kore'ye, oradan Çin'e uzanan yükselişlerin başlangıcında büyük ölçüde dışarıdan gelen sermaye, teknoloji, kredi ve pazar bağlantıları bulunuyordu. Bu ülkeler sermayeyi sıfırdan oluşturarak büyümedi; önce uluslararası sermayenin üretim, ihracat ve yatırım amacıyla girebileceği bir ortam hazırladı. Ucuz ve örgütlenebilir iş gücü, siyasi istikrar, ihracata uygun mevzuat, limanlar, enerji altyapısı, vergi teşvikleri ve büyük pazarlara erişim imkânı, sermayenin yönünü belirleyen temel unsurlar oldu.

Bu açıdan bakıldığında ülkelerin başarısı, yabancı sermayeden bağımsız bir kalkınma kurmalarından değil, gelen sermayeyi nasıl kullandıklarından kaynaklandı. Japonya, Güney Kore ve daha sonra Çin, dışarıdan gelen finansmanı yalnızca tüketim veya kısa vadeli büyüme için kullanmadı; bu kaynakları sanayi kapasitesine, teknoloji transferine, ihracat altyapısına, eğitim sistemine ve yerli şirketlerin gelişimine yönlendirdi. Böylece başlangıçta yabancı sermayeye bağlı olarak kurulan üretim düzeni, zaman içinde yerli sermaye birikimi, ulusal şirketler ve teknoloji kapasitesi oluşturdu. Buna karşılık yabancı sermayeyi ağırlıklı olarak borçlanma, gayrimenkul, ithalat veya kısa vadeli tüketim için kullanan ülkelerde aynı girişler kalıcı bir üretim dönüşümü yaratmadı.

Bugün asıl soru bu nedenle "hangi ülke kendiliğinden büyüyecek?" değil, "küresel sermaye Çin'den sonra hangi ülkelere yönelecek ve bu ülkeler gelen sermayeyi nasıl değerlendirecek?" sorusudur. Hindistan; iş gücü, nüfus, iç pazar ve üretim kapasitesi nedeniyle en güçlü aday olarak görülürken, Meksika ABD pazarına yakınlığıyla, Brezilya doğal kaynakları ve geniş iç pazarıyla, Endonezya ise nüfusu ve sanayi potansiyeliyle öne çıkmaktadır. Ancak sermayenin bir ülkeye yönelmesi tek başına yeterli değildir; belirleyici olan, gelen kaynağın kalıcı üretim, teknoloji ve yerli sermaye gücüne dönüştürülebilmesidir. Bir sonraki yazıda Birinci Dünya Savaşı öncesindeki sermaye dağılımından savaşlara, küresel krizlere, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yeniden yapılanmaya ve günümüze kadar büyük sermaye hareketlerinin dünya ekonomisini nasıl biçimlendirdiğini ele almayı planlıyorum; o çalışmada ayrıca buradaki 69 ülkenin son 50 yıldaki sermaye çekme, biriktirme ve yönlendirme gücü karşılaştırılacak, kişi başına reel gelir ve verimlilik karşılaştırması ise dizinin sonraki bölümlerinden birinde ayrıca incelenecektir.

Sık Sorulan Sorular